Ahşap ve Linol Baskı

Bilinen ilk örnekleri 8. Yy’da Çin’de görülen ahşap baskı, 14. yy’dan itibaren Avrupa’da da kullanılmaya başlandı. O zamandan günümüze kadar yazılı eserlerin çoğaltılmasına ve sunduğu doku ve süreç farklılıklarıyla Dürer’den Kirchner’e, Matisse’den Kiefer’e sayısız plastik sanatçının birbirinden özgün işler üretmesine imkân sağladı.

İcadı 19. yy sonlarında gerçekleşen linol baskı ise süreçleri bakımından ahşap baskı ile büyük benzerlikler gösteriyor.

Özel bıçağı tarafından bilek hareketleri ile kolayca oyulmaya elverişli yüzeyler olan linol yahut ahşap plakalara desenler geçirildikten sonra merdane ile plakaya mürekkep verilerek yüksekte kalan kısımların boyayı alması sağlanır. Sonraki süreçte baskı presleri veya tahta kaşık vb. araçlarla basınç uygulanarak plakadaki boyanın kağıda geçmesine çalışılır. Ahşap plaka çelik bir fırça ile aşındırıldığında baskıdaki ahşap dokusu kuvvetlendirilebiliyor.

Sanatçıların alışıldık medyumların dışına çıkıp malzemenin karakteristik özellikleri ile daha da derinleşen işler üretebilmesine ve diğer medyumlarla bir arada kullanıldığında karışık teknik kullanımına izin vermesi nedeniyle geleneksel baskı teknikleri, sanatçılara bugüne kadar özgünlükte hep bir adım daha ileri gitmelerini sağladı. Aynı eserin birden fazla orjinal versiyonunu elde edebilme özelliği onu dijital baskıdan keskin bir şekilde ayırdığı için sanatçılar arasında popülerliğini hiç yitirmeyeceğe benziyor. Ahşap baskı kalıbının kağıtta bıraktığı ahşap dokusu ve yapım süreçlerinin litografi ve gravür kadar karmaşık olmaması da ahşap baskının en büyük avantajı.

Tarih 23.4.2015

Etiketler: