Çocuk ve Sanat

Mixer’de öğrenim programları çocuk, genç, yetişkin ve sanatçılara yönelik olarak devam ediyor. Çocuklara yönelik programlar kapsamında gerçekleşen “Yarıyıl Sanat Atölyeleri” oldukça renkli geçti, “Sanata Bakma Atölyeleri” ise güncel sergilere paralel olarak devam ediyor ve “Yaz Sanat Atölyeleri” de yolda. Atölyelerimiz devam ederken çocuklarda sanat terapisi alanında uzmanlaşmış Psikolog Berfe Gündüz’den sanatın çocuk gelişimindeki önemi konusunda fikirlerini aldık. Tüm ebeveynler için faydalı olması dileğiyle…


Yetişkinlerin aksine çocuklar sanatı özgürleştirici bir araç olarak kullanmazlar. Bir yetişkin,  işlenmiş ve saf kalmamış bilinç akışını özgürleştirmek için sanatı kullanmayı tercih etmektedir. Çocuğun bilinç akışı ise yaratıcılık ve hayalgücü açısından çok daha açık ve şeffaftır; başka bir deyişle, bilinç akışının özgürleşmesine gerek yoktur. Bu gücü sözcükler ile dış dünyaya aktarmak ise bir çocuk için oldukça sınırlıdır. Çocukların sözcükleri sınırlı kullanımı içe kapanıklık, öfke ya da saldırganlık gibi duyguları da beraberinde getirir. Sanat, çocuğun sözcükleri kullanmadaki sınırlılığını açarak onun iç dünyasını kucaklar.


Yeni doğan bir bebek, annesi ile sözsüz iletişimde kendini ifade etmekte ne kadar etkin olursa olsun, dil gelişimi ile iç dünyasını tam olarak dışa vuramadığını hissetmeye başlar.  Anne ile sözsüz iletişimde kendini ifade etmenin kolaylığını,  sözel iletişimde yaşayamaması çocukta büyük bir şaşkınlık yaratmaktadır.  Sanat, sözcüklerin yerine geçebilecek, duyguların daha akışkan bir şekilde kullanılabileceği bir nesne haline gelerek duygusal boşalıma yardımcı olur. Annenin ötesinde kendini ifade edebileceği bir alan yaratan sanatsal aktiviteler, çocuğun kendine güvenme ve kendini başkalarına ihtiyaç duymadan ifade edebilme gücü verir.


Çevresindeki kişiler tarafından anlaşılamayan duygu ve düşünceleri, çocuk sanat yolu ile somutlaştırır ve kendi varlığının da başkaları tarafından görüldüğünü deneyimler. Bu nedenle, grup ile yapılan sanat çalışmaları, çocukların kendi kimliklerinin farkına varma ve başkaları tarafından anlaşılıp kabul görülme sürecini hızlandırır. Dışa vurduğu duygularının grup içindeki diğer çocuklar tarafından keşfedilmesini sağlamak, çocuğun kendi şeffaflığı ve açıklığı karşısındaki bir saygı duruşudur. Böylelikle, dış dünyadaki nesnelerin ve kişilerin etkisinde negatif bir şekilde kalmadan duygularını dışa vurabilmesi kendine olan güveninin artmasına yardımcı olur. 


Teknoloji çağında büyüyen çocuklar, kendilerine verilen hap bilgileri yutarak tüketmeye programlanmış gibilerdir. Bu tüketim, çocukların içlerindeki enerjiyi üretici bir güce çevirmeyi unutturur. Enerjileri, kapalı bir kutuda zorla kapatılmış gibi hisseden çocuklar; hiperaktivite, dikkat dağınıklığı, saldırganlık gibi çağımızın önde gelen ruhsal sorunları ile karşılaşırlar. Çocuklar sanattan uzaklaştıkça, içlerinde barındırdıkları potansiyel gücü göremez ya da var olan gücü yanlış şekilde açığa vururlar.  Bu yüzden, günümüz çocuklarının sanata oldukça çok ihtiyacı vardır ve çocuk atölyeleri onların gelişimleri için önemlidir.