Art | Basel – 19-22 Haziran 2014

Direktörümüz Bengü Gün, Art|Basel deneyimlerini sizler için yazdı, keyifli okumalar...

Sanatın ve sanatçıların daha görünür olması amacıyla ilk olarak 1970’de gerçekleşen sanat fuarı Art|Basel ve paralelinde gerçekleşen uydu fuarlar bu sene de dünyanın dört bir yanından yüzlerce galeri ve binlerce sanatçıya ev sahipliği yaptı. Sanata yön veren aktörlerin birçoğunun katılımcı ya da izleyici olarak bulunduğu fuarlara biz de ziyaretçi olarak katıldık ve fuarı ve etkinlikleri takip eden kalabalığın çokluğu açıkçası bizi çok heyecanlandırdı.  O kadar hareketli bir hafta ki insan sürekli bir şeyleri kaçırıyorum hissinde oluyor. Ve sanırım çok şey kaçırdık ama yine de gördüklerimiz çok güzeldi.

Kaçırmadığımıza en çok sevindiğimiz, Art|Basel fuar alanın hemen yanında yer alan ve herkesin dilinden düşmeyen bölüm MoMA PS1’ın direktörü Klaus Biesenbach ve Serpentine Gallery’nin Sergi ve Programlar Direktörü Hans Ulrich Obrist’in küratörlüğünü üstlendikleri ‘14 Rooms’tu. İlki 2011’de Manchester International için özel sipariş edilen ‘11 Rooms’, ilerleyen yıllarda da sanatçıların bazılarının değişimi ile devam etmiş. Marina Abramović, Allora&Calzadilla, Ed Atkins, Dominique Gonzalez-Foerster, Damien Hirst, Joan Jonas, Laura Lima, Bruce Nauman, Otobong Nkanga, Roman Ondák, Yoko Ono, Tino Sehgal, Santiago Sierra, ve Xu Zhen’in yer aldığı projeye bu sene  Jordan Wolfson ve John Baldessari de katılmış. Öncelikle duvarı aynalarla kaplı ve 14 kapısı olan genişçe bir alana giriyorsunuz. 14 kapının arkasındaki, 14 oda eşit büyüklükte (5x5x3.5 metre) fakat her biri başka bir dünyaya açılıyor. Gerçekleşen performanslar malzeme olarak insanı kullanarak zaman, mekan ve hareketin sınırlarını zorlayarak, izleyicilere Art|Basel’de samimi ve özel bir deneyim yaşattı.

Hepsi birbirinden güzel olan odalar arasında en çok aklımda kalanlar girişteki iki odaydı. Roman Ondák’ın ‘Swap’ (Takas) isimli işi, seyirci ve sanatçı arasında iletişimi gerektirdiği için dahil edici bir nitelikteydi. Odanın ortasına yerleştirilmiş sade bir masada oturan bir performans sanatçısı, ilk objeyi masaya getiren kişi oluyor. Ziyaretçiler de kendilerine ait bir objeyi vererek takasa katılıyor. Sanatçı objelerin manevi ve maddi  değerini tartarken katılımcıların da kendileri için değerli olan şeyleri tartmasını sağlıyor. Bir diğer ilgi çekici iş ise Tino Sehgal’in 2004’te Art Basel’de Baloise Art Prize alan eseri ‘This is Competetion’ (Bu bir Rekabet). Performans’ta iki kişi her biri sadece bir kelime söyleyecek şekilde bir anlatımla sanatçının işlerini anlatıyor. Bu tarz bir anlatım önceden hazırlanmış bir replik olmadığı için çok spontane yerlere doğru ilerliyor. Performansı gerçekleştiren kişilerin sanatçıyı temsil eden galericiler olması işi daha eğlenceli bir hale getiriyor, ve bize sanatçı galerici ilişkisini bir kez daha sorgulatıyor.

New York’lu Gianni Jetzer’in küratörlüğünde, yenilikçi, büyük boyutlu enstalasyon ve yeni medya iş ve performanslara alan sağlayan, kabına sığamayan sanatçıların alanı Unlimited ise kendimizi alamadığımız bir diğer bölümdü. Bu iki bölüm insanın beklentisini iyice yukarıya çekiyor aslında. Belki ilk değil en son ziyaret etmeliydik. 2013 Turner Prize ödülü sahibi Laure Prouvost’un Wantee isimli işi, bizi sanatçının unutulmuş bir sanatçı olan hayali büyük babasının evine ve Afrika’ya doğru kazdığı tünele götürüyor. Küçücükk bir kapıdan girilen oturma odasında yerleştirilen objeler beni Alice Harikalar Diyarında romanında gibi hissettirdi adeta. Video’da anlatılan sürreal hikaye ve oda içerisinde yer alan objeler eseri bütünlüyor.

Kara Walker’ın çıkışta bir duvar üzerinde yer alan işi ‘The Sovereign Citizens Sesquicentennial Civil War Celebration’ da gözden kaçıramayacağınız bir iş. 1969 doğumlu, Afro-Amerikan Walker, genelde ırk ve cinsiyet konularını ele alan kağıttan kesme silüetleri ile biliniyor. Bu işinde de tarihi anlatımları değerlendirerek üstten bakan beyaz Amerikalı kültürünün anlattığı hikayelere alternatif mitolojik bir hava vererek güçlü bir şekilde görselleştiriyor.


Kara Walker, The Sovereign Citizens, Sesquicentennial Civil War Celebration, 2013, Victoria Miro Gallery, London
 


Unlimited – giriş alanı
 


Michelangelo Pistoletto, Continuel Mobile - Sphere rouge
 

Art|Basel’in ana sergi alanları içerisinde diğer ilgi çekici bir bölüm ise edisyonlu işlere ayrılan Edition bölümüydü. Bu alandan da bilinen sanatçıların edisyonlu işlerine ve printlere daha ‘uygun’ fiyatlarla ulaşmak mümkün.

Belirli bir tema üzerinde küratörlü kişisel ya da grup seçkilerinin yer aldığı Features bölümünde, Türk galerilerden Rodeo’yu görmek bizi mutlu etti. Aynı zamanda, şehrin tarihi bölgelerinde herkesin izlemesine açık olan heykel, mekana özel yerleştirme ve performanların yer aldığı ve Florence Derieux’un küratörlüğünü üstlendiği Parcours bölümünde yine Rodeo tarafından temsil edilen İman İssa’nın ‘Proposal for a Crystal Building’ işine yer verilmiş.

Art|Basel’de yer alan galeri ve işleri görmek için bir mobil uygulama da mevcut, gidemeyenler buradan da galerileri ve yer alan işleri inceleyebilirler. Ayrıca fuar için özel hazırlanmış 44. Yıl Özel kataloğunu ve diğer katalogları görmek isterseniz Mixer’de birer kopya mevcut.

Basel’e gitmişken uydu fuarlardan, Liste, Scope, Volta ve The Solo Project’i de görmeden olmazdı. Liste’de de Galeri Non’u görmek çok keyifliydi. Uydu fuarlar içerisinde ne çok oturmuş olan ve ilgimizi çeken işlerin yer aldığı fuar Liste oldu. Fuarla eş zamanlı olarak açılan ve Foundation  Beyeler’de yer alan Gerhard Richter sergisi de 7 Eylül’e kadar ziyarete açık, yolunuz düşerse kaçırmayın.


The Solo Project – 18-22 Haziran 2014, Basel
 


Scope, 17-22 Haziran 2014, Basel
 


Gerhard Richer, Strip, Foundation Beyeler

Tarih 7/3/2014

Etiketler: Art Basel