Mixer Ekibi'nin Seçtikleri

Mixer ekibi olarak birbirimize sorduk: "Bu yılı nasıl geçirdik? Hangi sergiler, eserler, fuarlar, sanatçılar gitmeye ve görmeye değerdi?" Seçmekte zor anlar yaşamış olsak da sizin için "en"lerimizi derledik. 

Bengü Gün

"Mayıs 2014'te Salt'ta 24 saat boyunca gösterimi yapılan Christian Marclay'in video işi The Clock, bu sene en beğendiğim sanat etkinliği oldu. Mixer ekibi olarak da hep beraber fırsat buldukça gittiğimiz (kahvaltı üstü, galeri çıkışı, eve gitmeden önce) en ilgi çekici işti.

ArtBasel de bu sene özellikle ilgi çekiciydi, Art Unlimited ve Editions bölümleri en ilgi çeken kısımlarıydı benim için. Ayrıca fuara paralel Foundation Beyeler'de gerçekleşen Gerhard Richter sergisi de oldukça güzeldi. Galeri Mana'da gerçekleşen Hera Büyüktaşçıyan'ın solo sergisi "Körler Ülkesinin Karşısında" da unutmayacağım sergiler arasında yerini aldı.

Mixer'deki sergilerden bir seçki yapmak oldukça zor, hepsi ayrı ayrı önemli ve severek ortaya çıkardığımız sergiler. Fakat 2014'te gerçekleştirdiğimiz sergilerden yıla en çok damga vuranı "The Built Environment, Lower East Side in İstanbul"du sanırım. New York'tan sanatçılarla çalışma fırsatı bulduğumuz serginin dünya çapında da ses getirdiğini görmek oldukça keyifliydi.

Mayıs ayında gerçekleştirdiğimiz Cins'in solo sergisi bir sokak sanatçısının galeride gerçekleştirdiği ilk solo sergisi olması nedeniyle de oldukça ilginç bir sergiydi. Cins'in desenlerinden yana kullandım ben de seçimimi."

 

     

The Built Environment: Lower East Side in Istanbul sergisi

Cins, gökten beklenti, akrilik, 2014.

Elvin Vural

"Sergi olarak bakınca Hera Büyüktaşçıyan'ın Galeri Mana'daki "Körler Ülkesinin Karşısında" benim için çok özel bir sergiydi. Aynı şekilde Rampa'daki "Burnumuzun Ucunda Duran Gizli Bir Dünya" da en çok ilgimi çeken sergilerden biriydi. Sanırım insan kendisinin iş dışında da kafasını kurcalayan konulara dokunan sergilerle karşılaşınca farklı bir bağ kuruyor. Bu arada her ne kadar bu sezonda olmamışsa da sahte Miro sergisi, ve Gezi Parkı üzerinden ortaya konulan zorlama işler de son derece dikkat çekiciydi.

Bu sene en sevdiğim eser, benim için yeri çok farklı olan  Dilek Öztürk'ün Abidevi isimli işi. İlk küratörlük tecrübemde seçtiğim bir işti, şu an hala iş mailimin arka planında durur. Bir de  Eda Emirdağ'ın Açık Depo'daki fotoğraflarını seviyorum."

 

             

Eda Emirdağ, june, fotoğraf, 2011.

Dilek Öztürk, abidevi, fotoğraf, 2014.

 

Mehmet Kahraman

"Mayıs 2014'te Arter'deki Füsun Onur'un kişisel sergisi gerçekten dikkat çekiciydi. Füsun Onur zamana karşı durabilen güçlü bir sanatçı. Emre Baykal'ın küratörlüğünde gerçekleşen kişisel sergisi sanatçının geçmişi ile bugünü arasındaki tutarlılığını gösteren bir yapıdaydı. Türkiye'de çağdaş sanata dair kimsenin anlamadığı bir dönemde güncel işler üreten öncü bir sanatçı Füsun Onur.

Hem bağımsız bir proje olması hem de İstanbul'da çok göremediğimiz bir proje olduğu için bir de "31 Kilo Projesi" bu sene sevdiklerim arasındaydı.

Mixer'deki sergilerden bazılarında doğrudan küratörlük yaptığım için en sevdiğim sergiye karar vermek zor. Kendi adıma organizasyonel anlamda en öğretici olduğunu düşündüğüm sergi Cins'in solo sergisi "Erör"dü.

"Dilemma" sergisi ile Mixer sanatçı ekibine kattığımız Gülşah Bayraktar'dan Trendeki Genç Bayan işini favorim olarak seçtim. Çalışmalarındaki içerik, mdf yüzeylerde resimsel küçük hikayelere dönüşüyor."

  

Gülşah Bayraktar, trendeki genç bayan, akrilik, 2012.

Cins:Erör sergisi 

Ayşegül Papila

"Benim bu yıl ilk kez katıldığım Contemporary Istanbul en beğendiğim fuar oldu. Çok sayıda sanatçıyı, farklı pratik ve medyumları bir arada görmek benim için heyecanlı bir deneyimdi.

En beğendiğim sergiyi düşündükçe aklıma birçok isim geldiği için cevap vermekte zorlanıyorum. Mixer'e ilk katıldığım zamanlarda gerçekleşen "The Built Environment: Lower East Side in Istanbul" sergisi bir New York aşığı olarak beni çok etkiledi. Küratör Kathleen Madden'ın sergi turuna katıldığımda sergideki eserlerin adeta birbiri ile konuştuğunu gördüm. Erica Baum ve Frank Heath'in işleri en beğendiklerim arasındaydı. En son olarak da "yok-yer" sergisinde Aslı Narin'in işlerini beğeniyorum."

 

     

Şener Soysal, #9 dünyalar içinde bir dünya serisinden, fotoğraf, 2011.

Aslı Narin, Difüzyon, fotoğraf, 2014.

Görkem Dikel

"Bence bu senenin en anlamlı sergilerinden biri Can Aytekin'in Versus Art Project’te gerçekleşen "Her Şey Yerli Yerinde" adlı sergisi oldu. Sergiyi özel yapan Can Aytekin'in yaklaşımının kendine özgülüğü. Öyle bir bakış açısı ki, Ahmet Hamdi Tanpınar’ın bir şiirinden, şehirde eski zamanlardan günümüzün kimliğine işlenmiş geometrik formların kendi varlıklarıyla bize aktardıklarından, yahut bir şeylerin parçasıyken sökülerek başka amaçlar doğrultusunda kullanıma girmiş, karşımızda bir anıt gibi yükselen parçalardan erişilebiliyor oraya. Resim disiplininin haklı ve organik sorgulama süreçleri doğrultusunda böyle bir kavramsal noktaya varılması çok olasıdır. Bizi çevreleyen günümüzde böylesine süssüz ama çarpıcı bir yaklaşım, zihnini fikirlerin resimsel dilini doğrudan etkilemesine açan sanatçı sayesinde olmuştur.

En beğendiğim sergi, yapım sürecinde de bulunduğum "yok-yer" adlı sergi. Bu sergideki işlerin yalınlığı izleyicinin üzerindeki etkiyi arttırıyor. Özellikle Hasan Deniz'in mavi bir suyun ortasında bulunan figürü gösterdiği isimsiz isimli çalışması benim favorim."
 
 
 
Hamit Hamutçu
"Art Basel'a paralel yapılan 14 Rooms'daki performanslar çok etkileyiciydi. Arter'deki Marc Quinn sergisi de fikir ve üretim tekniklerindeki zenginliğiyle aklımda kalan önemli diğer bir etkinlikti.Mixer'deki genç sanatçıların hepsi inanarak çalıştığımız ve çok beğendiğimiz sanatçılar. O yüzden belki konuk ettiğimiz sanatçılardan Erica Baum'u söyleyebilirim daha kolayca. Ayrıca Mixer Editions'a yeni katılan Dilara Sezgin'in fotoğraflarını da çok beğendiğimi söyleyebilirim.
Berkay Buğdanoğlu'nun son sergisindeki işlerinden Vritra sanatçının metal üzerinde yarattığı atmosfer ve duygunun en başarılı örneklerinden bence. 150cm x 300cm'lik boyutunda olduğu için maalesef evimde uygun duvar bulamadım. Ev mi değiştirsem acaba?"
 
 
 
 
Serhat Cacekli
"Rabih Mroué'nin Salt Beyoğlu'nda gösterilen Pikselli Devrim'i hem değindiği güncel politik konular hem de sergileme biçimiyle 2014'te en çok beğendiğim sergilerden oldu. Yılın sonuna doğru aldığımız Elipsis Gallery'nin ve Galeri Mânâ'nın kapanma haberleri de üzücü gelişmelerden oldu.
2014 yılında Mixer Editions'ta işlerini göstermeye başladığımız Meltem Şahin'in monoprintlerini çok sade ve bir o kadar etkileyici buluyorum. Önümüzdeki günlerde takip edilmesi gereken sanatçılardan biri kesinlikle.
En sevdiğim eserler ise  Sabo'nun a+b ve b+a işleri. Bir Mayıs sabahı galeriye geldiğimde onları duvarda görmek beni çok mutlu etmişti. Bazı akşamlar galeriyi kapattıktan sonra bir iki dakika bile olsa baş başa kalmayı sevdiğim eserlerden ikisi de."
 
 
 

Tarih 23.12.2014

Etiketler: mixer staff pick, 2014, new year, exhibition, fair, art