Solmuş Yazlık Fotoğraflarından Toplumsal Tarihe

İrem Gülersönmez'in kaleme aldığı "Solmuş Yazlık Fotoğraflarından Toplumsal Tarihe" isimli bu yazı Mixer ArtWriting Turkey Projesi kapsamında Şubat 2015'te yayınlanan "Çağdaş Sanat Eleştirilebilir Mi? 4 Sergi, 18 Deneme" isimli kitapta yer almıştır. Kitabın pdf versiyonunu görüntülemek ve indirmek için tıklayın.

 

Yazlık: Şehirlinin Kolonisi sergisi SALT’ın bugüne kadar popüler kültüre en çok dokunan sergisi. Bunun en önemli sebebi 1980’lerle beraber imar değişimleriyle süregelen bir orta sınıf yönelimi. Bu nedenle sergi sırasında, gerek televizyon dizisi örneğiyle gerek edebiyat, dergi ve günlük hayatımız­da kullandığımız bazı eşyalarla izleyicinin sergiyle bir yakınlık kurması sağlanıyor. Belli başlıklar altında incelenen sergi kısmen kronolojik ilerliyor.

Yazlık sergisi bu bağlamda iki kısımda incelenmeli; küratöryel ve içerik olarak. Giriş katı tamamıyla ‘yazlık’ denilince akla gelen kavramlar ve popüler dergilerle döşenmiş. Gerek şezlong, gerek salıncağıyla davetkâr bir başlangıç sunuyor sergi.

Sergi doğası gereği hem toplumsal hem kişisel tarihi buluşturmayı hedef-liyor, ancak serginin bu anlamda yeterli düzeyde yönlendirici tanıtım metni yok. Ayrılan başlıklar hakkında daha önceden bir bilgi edinemeyen seyirci, kendi ‘yazlık’ algısı üzerinden çeşitli beklentilerle geziyor sergiyi. Bu anlamda eksik diye nitelendirilebilecek şeyler de çoğu zaman bu sınır­ların tam olarak belirlenmeyişinden kaynaklanıyor.

Sergi izleyiciye tarihsel bir değişimi sunuyor. Bu bağlamda çeşitli mektup, fotoğraf, günlük ve videolarla bir anlatı sağlanıyor. Her başlık altında hem toplumsal veriler, hem de kişisel tarih örnekleri görüyoruz. Bunun en güzel örneği Mefkure Güldal’ın günlüğü ile oluşturulan animasyon. Günlük sadece sunulmuyor; oldukça basit bir animasyonla içeriği anlatılıyor. Böylece kişisel objeler sadece tarihsel birer iz olmaktan çıkıyor ve izleyicinin günlükle daha öznel bir ilişki kurması sağlanıyor.

Açık çağrı ile toplanan yazlık fotoğrafları ile SALT, izleyicisini tüketici konumundan alıp üretici bir konuma koyuyor. Böylece sergi SALT’ın kendi arşiv alanından çıkıp bireylerin dahil olduğu toplumsal bir arşivin bir parçası oluyor.

Sergide hissedilen en büyük eksiklik belki de yazlık kavramının azınlıklarla olan ilişkisi. Her ne kadar Bir Devlet Meselesi diye başlasa da buna dair en ufak bir izle karşılaşmıyoruz sergi boyunca. Basın bülteni bu anlamda bize bilinçli bir ekarte ediliş olduğunu hissettiriyor. Zira serginin üç ana odağı coğrafya, mimarlık ve orta sınıfın toplumsal etkileri. Bu bağlamda ilk yazlıkların nasıl edinildiğini incelemekten ziyade (zira azınlıklar meselesi başlı başına ayrı bir sergi olabilir), üst sınıftan orta sınıfa yayılan yazlık kültürünün hangi parametrelerle sağlandığı üzerine oluşturulmuş bir sergi olduğunu anlıyoruz.

Sergide yer alan Mavi Yolculuk gibi belli başlı konular sergiye doğrudan dahil edilememiş. Daha kapsamlı bir başlık altında sanatçıların bu anlamdaki konumları dikkate alınsaymış, edebi metinlerle yazlık arasında daha belirgin bir ilişki kurulabilirmiş.

Tarihsel sergilerin izleyiciyi yakalamaktaki en büyük sıkıntısı hukuki belgeler, harita ve kroki gibi anlam bütünlüğünün altyapı ile sağlandığı materyalleri sunmak oluyor. SALT, bu açığı yakalamış olmalı ki, sergide bulunan verileri izleyiciye daha anlaşılır bir şekilde sunmak için yenilikçi yöntemler kullanmış. Maketler, animasyon ve sesli okunan metinler, izleyicinin geçmişi önemsenmeksizin farklı medyalarla sunuluyor, dolayısıyla bu materyaller sadece kişisel tarihin pasif örnekleri olmaktan çıkıyor. Sergi temasındaki başarı, genelde gözden kaçırılan bir fenomenin izleyiciye sunulmasında yatıyor, ancak serginin çok fazla konuyu aynı anda kısıtlı bir alanda anlatması sebebiyle bir katalog ihtiyacı doğuruyor. SALT daha sonra bu araştırmalara dair bir katalog çıkarmaya niyetli mi bilinmez, ancak bütün eksikliklerine rağmen serginin önemli bir fenomene dair merak uyandırdığı kesin. Böylece İstanbul izleyicisinin solmuş yazlık fotoğrafları da toplumsal tarihin bir parçası oluyor.