Yakın Mercek - Berkay Buğdanoğlu'nun Eserlerinde Makinelerin Tahakkümü

Küresel kapitalizmin etkilerini dört bir yandan hisseden insanın yalnızlaşması, bireyselleşmesi ve yabancılaşması ve bunun bir sonucu olarak görebileceğimiz; tekdüzeleşen hayat tarzları ile bireyin kaygıları da kendi varlığı gibi silik bir hal alıyor. Duygularından arınmış yüzlerin arkasında, bilinç dışında, keskin hatlarla betimlenmiş insan dışı varlıklar, makineler, çağımızın giderek çarpıcı simgelerine hatta tanrılarına dönüşürken birey bu dünyada yerini kaybediyor, yabancılaşıyor.

Berkay Buğdanoğlu’nun eserleri  bu bağlamda düşünüldüğünde içinde yaşadığımız dünyanın sanat üzerindeki etkilerini anlamamıza yardımcı oluyor.  Tercih ettiği nesneler ve konular metal ile birleşerek daha çarpıcı bir hal alıyor. Yeni Tanrılar 1 isimli çalışması ise bahsettiğimiz yansımanın en çarpıcı örneklerinden biri. Esere konu olan ‘makine’nin ne kadar canlı olduğunu görebiliyoruz. Metal üzerine akrilik kullanarak yaptığı bu çalışmada kenarlardaki pas izleri ve objenin arka planındaki beyaz fırça darbeleri sayesinde nesne güçlenmiş bir şekilde karşımızda duruyor.  Makine üzerimizde tahakküm kuruyor. Peki, böyle hissetmemizi sağlayan sadece resmin kendisi diyebilir miyiz?

Elbette metal üzerine çalışmış olması ve kullandığı tekniğin de yardımıyla makine sıradan bir imge olmaktan çıkıyor. Fakat bütün bunların  ötesinde sanatçı ve izleyicinin ortak bir paydada buluşabilmesinin nedeni belli bir toplumsal gerçekliği paylaşmalarına dayanıyor.   Makinelerin tahakkümü altında yaşayan insanlar... Sanatçı aslında eserleri sayesinde kendisi ile aynı dünyada, aynı çağda yaşayan insanlar ile iletişim kurabiliyor.

Bu iletişimin kurulabilmesindeki en önemli faktörün temsil kavramı sayesinde olduğunu söyleyebiliriz. Köklerini daha çok dilbilimsel çalışmalardan alan sembolik etkileşimcilere göre imgeler, nesneler kısaca duyularımızla algılayabildiğimiz her şey, ‘mana taşıyıcılarıdır'  ve ancak insanlar onlara mana yükleyebilir. Her yaşanmışlık bireysel düzeyde farklı olduğundan her birey her bir imgeye ayrı anlamlar yükleyebilir fakat toplumsal olarak düşündüğümüzde, ortak yaşanmışlıklar, daha sonra sembolleşecek belli nesnelere aynı anlamları yükler. Bizi rahatsız eden, huzurumuzu kaçıran ya da sadece gücünün büyüsüne kapıldığımız nesnelerin ya da daha doğru bir ifadeyle imgelerin kendisi olmadığını görürüz.

Berkay Buğdanoğlu'nun bu eseri  ise temsil meselesini çok iyi yansıtıyor. Makine, içinden geldiğimiz tarihsel süreç ile ona yüklediğimiz anlamlar sayesinde sadece somut bir nesne olmaktan çıkıyor ve soyut bir sembole dönüşüyor. Eserine verdiği isimden de anlaşılacağı gibi tanrılaşıyor.  Şimdi makinenin niçin bizde belirli güçlü duygular uyandırdığını anlayabiliyoruz. Çünkü çoğumuzun pek de memnun olmadığı çağımızın temsili şeklinde karşımızda duruyor. 

Berkay Buğdanoğlu'nun diğer eserlerini görmek için tıklayın!

Tarih 7/11/2014

Etiketler: Berkay Buğdanoğlu, Yeni Tanrılar 1, New Gods 1