Adam Bridgland

2008 yılında baskı stüdyosu Jealous’ı kuran Adam Bridgland, 2006’da Royal College of Art’tan mezun olduğundan beri, malzemeleri çeşitli bir yelpazede kullanarak farklı çalışma yöntemleriyle de belirgin İngiliz kanılarını, anılarımıza sızan ve nostaljinin altında yatan duyguları dışsallaştırarak, zekice ve genellikle esprili keşfini sürdürüyor.


Hem baskı stüdyosu yöneticisi hem de bir sanatçı olarak kendinizi nasıl değerlendiriyorsunuz? Sanatsal pratiğiniz bu tarz bir yer açma fikrinizle nasıl örtüşüyor?

Bence ben her zaman sanatçı kimliğimle stüdyo yönetmeni kimliğimi ayrı tuttum ve de işe yaradı.  Ama bazı noktalarda birleştiler ve biri diğerini besledi.  Stüdyo olarak 8. yılımızdayız ve genişlemeye de devam ediyoruz. Jealous doğduktan bir ay sonra Direktör Dario ile şans eseri görüşmem ile ekibe katıldım. O, bizi çevresine çeken inanılmaz bir enerji.  Baskı tekniğinin ve sanat dünyasının sınırlarını zorlayan yeni bir şeyler yaptığımıza inanıyorum. Benim pratiğimde bu her zaman önemli olmuştur ve bir takımı yönetmek de tabii ki çok heyecan verici. Stüdyoyu devam ettirmek ve bir sanatçı olmak zor.


Jealous’ta yürütülen işlerin yöntem ve süreçlerinden bahsedebilir misiniz biraz? Sanatçılar nasıl seçiliyor?

Yeni bir şeyler yapan sanatçılarla çalışmayı seçiyoruz. Yeni bir şey derken, sıklıkla eğlenceli ve çevremizdeki dünyaya dair çarpıtılmış bir şeyler oluyor. Prestijimiz haline gelmiş olan Jealous ödüllü ya da Jealous Needs You portfolyosundaki işlerin hepsi özellikle görülmesi gereken parçalar ve bu kişilere yeni bir takipçi kitlesi de sunuyoruz. İnsanlar genelde stüdyoya çalışması için çağırdığımız sanatçıları Jealous bakış açısı ile seçtiğimizi söylüyorlar ama biz bunun hiç farkında değiliz, bu bütünlüğü sağlayan büyük bir kaynaştırma potasıyız sadece. Belki de bizim tarzımız tanımlı bir tarza sahip olmamaktır?

 

Kendiniz için baskı işleri üretmeye devam ediyor musunuz? Jealous sizin sanatsal üretiminizin gidişatını nasıl etkiledi? 

Benim pratiğimde metin her zaman önemlidir. Sanatsal çalışmaya açılan bir pencere gibidir. Seyircinin aklını çelmek hatta karıştırmak ya da sorgulatmak için kelimeler kullanırım. Genelde dokunaklı, yani lirik bir şarkının sözleri nasıl bir etki yapıyorsa öyle etki yapan kelimeler… Bir şarkının birkaç basit kelimeyle nasıl da anlaşılmayı kolaylaştırdığını görmek bana her zaman heyecan verici geliyor. Aynısını kendi sanatsal çalışmalarım için de istiyorum. Önceki soruya dönersek bu etkiler bilinçsiz bir şekilde stüdyodaki birçok yaratıcı işteki pratiğime bulaşıyor. Bu yüzden her zaman ayrı tutmaya çalışıyorum yoksa hiç iş yapamam. Kendi fikirlerim ve kendi sanatsal vizyonumun olması önemli.


Jealous’ta gerçekleştirdiğiniz en çılgın proje neydi?
Çılgın mı emin değilim ama hemen hemen her proje eğlenceli ve tahmin edilemeyen bir parça barındırıyor.  Belki kendine özgü demeyi tercih ederim, stüdyoda Pink Floyd’dan Nick Mason’ın davulları için davul derisi üzerine yapılan baskılar, sanatçı Alison Mitchell için Nortfolk nehri çamuruyla yapılan edisyonlar ve arşivler gibi sıradışı projelere devam ediyor. Ayrıca Jealous, dünyanın her yerindeki baskı stüdyolarını  keşfetmeyi de sağlıyor. Mesela Charmin Baker’la birlikte sergileri için gezici stüdyolar kurmak adına New York ve Los Angeles’a seyahat ettik. Kişisel olarak konuşursam, Jealous bana çok yardım etti ve de iş ortağım Danny Augustine; Augustine ve Bridgland adı altında Londra’daki Heal’s için kumaş olacak geniş ölçekli bir çiçek çalışması yaptık. Eğlence devam edecek!