Defne Casaretto

Sanat Danışmanı Defne Casaretto

Röportaj: Eda Oslu

 

1. Bir kurumsal koleksiyonun oluşumuna yön verdiğinizi biliyoruz. Kendiniz için de bir koleksiyon oluşturuyor musunuz?

Evet kendim için de bir koleksiyon oluşturuyorum. Özellikle takip ettiğim genç sanatçıların eserlerinden oluşan bir koleksiyonumuz var. Bazıları eserlerini keyifle seyrettiğim, üretim süreçlerini yakından takip ettiğim arkadaşlarıma ve bazıları da üretimlerini beğendiğim isimlere ait eserlerden oluşuyor.

 

2. Mixer’le tanışmanız nasıl oldu?

Mehmet Kahraman ve Ali Gazi’nin davetleri üzerine tanıdım. Arkasından tabii ki sergilerini ve etkinliklerini takip etme süreci geldi. Bengü ile sürekli iletişim halindeyiz. Mixer’in sanatı herkese ulaşılabilir kılmasını, genç dinamik kadrosunu ve enerjisini seviyorum.

 

3. Polimeks’in Yönetim Kurulu Başkanı Sayın Erol Tabanca’nın Eskişehir’de bir çağdaş sanat müzesi kuracağını duymuştuk. Müzeyi ne zaman açmayı planlıyorsunuz? Müzede yer alacak eserler koleksiyonun hangi bölümünü oluşturuyor?

Polimeks Holding; müzik festivali, Bienaller ve müzeler ile yaptığı işbirlikleri ile sanatın geniş kitlelere ulaşımına destek vermekten mutluluk duyuyor. Bu anlamda Eskişehir’de açmayı planladığımız müze bizim için çok önemli. Erol Bey özellikle Eskişehir’in potansiyelini düşünerek müzemizi burada konumlandırmak istediler. Müzenin tasarımı konusunda çok titiz davranıyoruz. Bu nedenle Kengo Kuma ile çalışmayı tercih ettik. Kengo Kuma ve ekibi ile sürekli toplantı halindeyiz ve hedefimiz 2 senenin sonunda müzeyi açabilmek.

Müze koleksiyonundaki  hedefimiz Türkiye sanatının modern döneminden başlayıp günümüz çağdaş sanatını içine alan bir sergileme oluşturabilmek. Güncel sanatın dinamiklerini es geçmeden, farklı sergilemelere olanak veren bir yapı kuruyoruz. Ancak özünde bizim müze için oluşturduğumuz koleksiyonumuz modern dönem ve sonrasını ele alıyor.

 

4. Eserlerin konservasyonunu nasıl sağlıyorsunuz? Büyük bir koleksiyonu korumanın ne tür zorlukları var?

Koleksiyonun profesyonel bir şekilde korunması için olması gereken tüm yapıyı oluşturmaya çalıştık. Depomuzda gerekli tüm askı sistemleri, yangın söndürmeler, ısı-nem ayarları gibi teknik tüm çözümlemeler yaratıldı. Biz depo olarak yola çıktık ancak zaman içinde depomuzun bir de sergi alanı oluştu ve bu sezon orada koleksiyonumuzdan sergilerle sanatseverler ile buluşmayı arzu ediyoruz. Zaman zaman da küratöryel işbirlikleri ile genç sanatçılara yer vermeyi umuyoruz. Bizim koleksiyonumuzun büyük bir bölümü holdingimize ait yapılarda sergileniyor. Mesela Süzer Plaza’da yer alan holding merkez ofisimizde eserlerimiz asılı. Sıklıkla da değiştiriyoruz ve burada çalışan arkadaşlarımız bu durumdan oldukça mutlular. Konservasyon ve restorasyona gelince  gerekli durumlarda bu konuda danıştığımız uzmanlarımız var ve onlarla işbirliği halindeyiz.

 

5. Eser seçimini tamamen siz mi yapıyorsunuz? Koleksiyonerin kişisel beğenisi ne oranda etkili oluyor?

Erol Bey bu konuda çalışması son derece keyifli bir koleksiyoner. Görüşlerimiz üzerinde tartışarak ilerliyoruz ve sonuçta inanmadığımız içimize sinmeyen şeyin peşinden gitmemeyi tercih ediyoruz.  

 

6. En çok beğendiğiniz ve başarılı bulduğunuz sanatçılar kimler?

Burçak Bingöl, Yağız Özgen, Hera Büyüktaşçıyan, Erol Eskici, Fırat Engin, Ahmet Öğüt, Tayfun Erdoğmuş, Tunca Subaşı, Kerem Ozan Bayraktar, Selçuk Artut ilk aklıma gelen isimler ancak bir çok isim var sayamadığım..

 

7. Yeni medya sanatı ve koleksiyonunuzdaki yeri hakkında ne düşünüyorsunuz?

Kişisel olarak takip ettiğim ve çok sevdiğim isimler var. Koleksiyonumuzda da yeni medyaya temas eden sanatçılar bulunuyor. Fakat ana başlıklarımızdan birisi olduğunu söyleyemeyeceğim.

 

8. Sizin için bir koleksiyon belirli kurallar çerçevesinde mi oluşturulur yoksa kişisel beğeniler mi ön plandadır? Bu konuda genç koleksiyonerlere ve koleksiyoner adaylarına vereceğiniz tavsiyeler var mı?

Koleksiyon oluşturmak çok şahsi bir şey bence. Burada seçimlerin piyasa dinamikleri ile uyumu ve bazı kriterlerdir ele alınan. Her koleksiyonun bir ruhu vardır mutlaka, öteki türlüsü zaten koleksiyon değil toplayıcılık oluyor bence. Tavsiye vermek değil ancak eser almadan önce bol sergi gezmek, okumak, sanatçıyı tanımak ve anlamaya çalışmak bence çok önemli.  İşin merkezinde yer alan sanatçıyı tanımanın ve üretim sürecini bilmenin çok önemli olduğunu düşünüyorum.