Kenan Özcan

 Eğitim sürecinin sanatsal üretimine artıları ve eksileri konusunda neler söyleyebilirsin?

 Bunu fotoğraf disiplininde tekniğe bağlayabilirim, bir süre için gereken bir eğitim fakat bir süre sonra tekniğin ‘’doğruluğuna’’ yönelim yaratıcılığı engelleyebiliyor, içeriğin önüne geçebiliyor. Bu verilen derslerin içeriğinden de doğabiliyor eğitmenlerin estetik anlayışından da fakat daha önce farklı fakültelerde eğitim almış biri olarak söyleyebilirim ki; sanat eğitimi almak derslere girilmese bile üretim sürecine kesinlikle etkisi olan bir süreç...

 Çalışmalarının ortaya çıkış süreci ile ilgili yararlandığın kaynaklar var mı? Ayrıca bir konuya karar verdikten sonra tam olarak nasıl bir yol izliyorsun? 

 Devamlı takip ettiğim bir kaynak yok; fakat dergiler ve internet sanatla ilgili güncel haberlere, üretimlere ulaşabildiğim kaynaklar. Çalışma sürecinde konu ve biçim; neredeyse aynı anda ilerliyor, ana hatlarını çıkarıyor. Çekim-manipülasyon anına geldiğimde ise biçim kendiliğinden bir şeyler eklemeye başlayabiliyor. Bu, o anda çekim konusunun ve benim aramızda kurduğumuz ilişkiye bağlı olabiliyor.

 Sanatsal pratiğini seriler halinde mi tamamlıyorsun?

 Genel olarak seri üretmeye dayalı bir düşünme sürecim var ama tabii ki tek işler de çıkabiliyor. Bazen o tek işler diğer tek işlerle arkadaşlık kurabiliyor.

 Yabancılaşma serisi konusunda seçmiş olduğun beden parçalarının imajlardaki resimsel etkisini nasıl açıklarsın?

 Kolaj -dijital ya da el kesimi- elle müdahale olduğu için bir şekilde özgün bir etki bırakıyor. Resim sanatındaki ‘’her elin çizgisi farklıdır’’ durumuna kaçıyor belki de. Bu seriye özgü olarak söyleyebileceğim; kullanılan ışığın, hacmi çıkardığı yerlerde kesilip biraz daha farklı bir yerden eklenmesi ışık-gölge oyunlarını biraz daha belirgin kılıyor, fonun düz olması ise bu farklılığın daha da belirgin olmasını sağlıyor. Ayrıca renk sıcaklığı, kontrast, keskinlik gibi detaylar da resim-fotoğraf ilişkisini besleyebiliyor.

 Fotoğraflarındaki referanslardan bahsedebilir miyiz?

 Eugene Atget’in huzursuz sakinliği, David Hockney’in tekniği, Pierre & Gilles’in ‘kistch’liği, aklıma gelen ilk isimler… Bir de üniversitenin ilk yıllarında, Erwin Olaf beni çok etkilemiştir.

 Yabancılaşma serisi dışında üzerinde çalışmış olduğun farklı bir proje var mı? 

 Şu an gif uzantılarıyla ilgili birkaç denemem var.