Melike Kılıç

Kağıt Üzerine sergisinde ve STROKE Art Fair Munich'te işleri sergilenmiş olan Melike Kılıç ile konuştuk...

Bize kısaca kendini tanıtır mısın? 

Ben annemin bir yaban mersini boyu kızı, babamın, dallarından dökülen akşam sefası, ben bir ormanın bir bahçenin hayalini gözünde taşıyan" Biraz masalcı, kestiği kağıtlarla kendine şifacı, şiirleri ve  hikayeleri hiç bitmeyen. Eskiden Rumlarla komşu olduğumuz bir köyde doğdum, beş yaşına kadar özgür bir çocuk olarak yetiştim, ve sonra büyük şehire göç ettik hikayeler hep benimleydi. Ocağın ateşinde dinlediğim masallar, bitmek bilmeyen efsaneler. Büyük şehirde hiç biri yoktu ne kırlar ne de masal hayvanları.  Gidemediğim yerleri gözlerimin ötesinde yaşatmaya devam ettim büyük bir özlemle.

Kâğıt işler ağırlıklı çalışıyorsun, bu sürece geçisin nasıl oldu? Çok detaylı ve ince çalışıyorsun… Bize çalışma pratiğinden biraz bahsedebilir misin?

Neden kestim, boyaya alışamamıştım okul yıllarında, masallarım ve hikayelerim açığa çıkmak istiyordu ama ben inatla kapatıyordum, detaylı çizimlerimi saklıyordum. Sonra keşfedildi, atölye hocam Mürteza Fidan sadece yön göstermişti, açıklamayı kendim yapmalıydım yolunu arayan bir şifacı gibi, anlamıştım epey sürmüştü ama iç dünya yolculuğum sonuç vermişti. Kağıttan önce çizginin kendisi önemliydi, haritalar çıkarıyordum insan haritaları ve sonra onları daha açık anlattığım hikayeler anlatmaya başladım. Sonuçta ben bir hikaye anlatıcısıydım, psikolojik olarak çok zor dönemden geçerken elimde sadece 20 tane kağıt vardı. Salvador Dali'nin sergisi alt katta yer alan desenleri beni büyülemişti tiyatro maketlerini görünce işte bu demiştim. Hikayelerimi daha canlı gösterebilirim, ve o gün arkadaşım beni Nermin Er in sergisine götürdü, sergi metnini okuduğumda orda yazılmış olan metin  bana umut ışığı olmuştu, ve böylece kesmeye başlamıştım, kendi alternatif gerçekliğimden kestiğim kağıtlarla hikayeler anlatmaya devam ediyorum.

İşlerinin alt yapısının oluşum sürecinden bahseder misin? Nelerden besleniyorsun, etkilendiğin, ilham aldığın alanlar neler?

Yeni dünyalar kurmak yaşadığım şehir hayatında betona karşı doğayı lirik bir anlatımla yüceltme isteği, biraz kayıt tutma biraz hatırlamak, ağaçların tarlaların arasında geçen erken çocukluğuna  özlem ve şiir yazar gibi çizip, çizer gibi yazıyordum.  Distopyalardan, dünyaya ait tüm masallardan, annemin anlattığı masallardan, rüyalarımdan okuduğum tiyatro metinlerinden şiirlerden, destanlardan ve insana ait karanlıktan. Bir zanaatkar titizliğinde çalışıyorum çünkü insan doğası gereği inşaa eden üreten bir canlıdır. 
Güzelliğin zerafeti ile karanlığı anlatıyorum. 

İşlerin neredeyse hepsi birer hikâye barındırıyor… Belirli hikâyelerden esinlenerek mi iş ortaya çıkıyor yoksa işlerinle mi hikâyeyi oluşturuyorsun? 

Bir hikaye yok aslında binlerce hikaye var ama hepsi ortak bir belleğe akıyor, ortak bir tarihten ortak bir dil ile aktarıyorum.