Yaptığım her tekrar yeni bir çizim oluyor

Röportaj: Yağmur Güvenç, yagmurunkiler@gmail.com 

Teknoloji ve insan arasındaki organik sınırların ince çizgisinde ilerleyen 20 Eylül – 21 Ekim 2017 tarihleri arasında gerçekleşen “Otomata” sergisinin ardından sanatçılarla röportaj serisi hazırladık. Sergide “Özetler” işleriyle yer alan Ali Şentürk, tekrar, fark, kusur, kusursuzluk, materyal ve ritüel gibi kavramlar üzerinden sorularımızı yanıtladı.

Ali Şentürk’ün “Otomata” sergisinde gösterilen kâğıt üzerine akrilik ve mürekkep çalışmaları, sanatçının uzun süre tuval üzerine tellerle işlediği figürlere referans veriyor. Sanatçının “Özetler” serisinde ince çizgilerle oluşturduğu birbirini tekrar eden figürler, izleyiciyi zihnin bir paradoks içinde algıladığı biçimleri sorgulamaya ve sanatçının hafızasında tekrar eden imgelerin nesnel yansımalarına tanık olmaya davet ediyor.

Ali Şentürk, Özetler Serisi, 2016. Kâğıt üzerine akrilik ve mürekkep, 85,0 cm X 95,0 cm

Otomata teorisi sizde nasıl bir imgeyi çağrıştırdı?

İlk duyduğumda ve biraz araştırma yapınca açıkçası tedirgin oldum. Bu sergi kapsamındaki işler oraya çıktıkça ve teoriyi biraz daha kavrayınca anladım ki “soylu malzeme” dediğimiz tuval, boya, çamur gibi malzemelerin vakti dolmaya başladı. Dönemini anlamak için onu iyi okumak ve getirilerine açık olmak gerekli. Kabaca söylersek, sanatçının etki alanı genişledi, teknoloji sanatı hala tek başına icra edebileceği yere gelmedi. Hala plastik düşünce için bu sistemlerin başına onu “sanat eseri” üretecek hala getirecek bizler gerekli.

İşlerinizde birbirini tekrar eden figürler var, ‘tekrar’ kavramı sizin için ne ifade ediyor?

Ben tekrarı bir anıyı hatırladığımda gerçek mi değil mi arasındaki çizgi olarak kullanıyorum. Çoğu zaman yaşadığımız dejavular gibi düşünmek gerekli sanırım. Bazen bunları kayıt altına alırız, bu kayıtlar birçok şekilde olabiliyor ben ise aynı anıyı tekrar tekrar birinin üstüne “hatasız” çizmeye çalışıyorum. Kullandığım figürlerin hepsi bir kitap serisinden aklımda kalanlarla alakalı. Kitaptaki karakterle eş durumlar yaşadığımızda bu duruma en yakın figürü çiziyorum.

Ali Şentürk, Özetler Serisi, 2016. Kâğıt üzerine akrilik ve mürekkep, 72,5 cm X 143,0 cm

“Özetler serisi” ile tekrarın aynılığını değil, bir örüntü üzerinden farklılıkları da doğurduğunu görüyoruz. Sizce tekrar ve fark arasında nasıl bir ilişki olabilir?

Aslında inanılmaz bir kafa karışıklığı bu ikisi benim için. Ben aynısını yapmaya çalışırken bir makine gibi sürat ve kusursuzluk içinde çalışıyorum ama hiçbiri birbirinin aynısı olmuyor. Yaptığım her tekrar yeni bir çizim oluyor. Bu bir ritüele dönüşüyor sonrasında. Neredeyse bütün çalışmalarımı 3-4 kez yapıyorum. Bu sergideki işlerden birisini 4 kere yaptım J  İstediğim sonucu bulana kadar yeniden yapıyorum. Bu çalışmaların tekrarları iç içe geçip yoğunlaştıkça görünmeyen kısımları daha keyifli oluyor. Bu aralar bu desenleri beyaz üzerine beyaz çalışıyorum ki iyice kör olayım.

Neden tellerle çalışıyorsunuz? Bunun çalışmalarınızın yapım sürecine ve sonucuna nasıl bir etkisi oluyor?

Lisans dönemimde başladığım tuval çalışmalarımda telleri uzun bir süre kullandım. Tuval üzerindeki teller tanımlanmamış düşünce spiralleriydi. Aile albümümüzdeki neredeyse en zor anıların fotoğraflarını tek çizgi olarak tuvale aktardığımda en önemli parçası ellerimle büktüğüm spiraller her karakterin düşünceleriydi. Bir tuvalimde 43 figür vardı sanırım en zorlandığım işimdir çünkü her teli bükerken aynı ritüeli yaşamamak gerekiyordu.