Sanıldığı Gibi Değil

  • Tarih: 15 Kasım 2013 Cuma - 22 Aralık 2013 Pazar
  • Yer: Mixer

Özge Enginöz eserlerinde, en genel anlamıyla uygarlığın oluşturduğu gündelik davranış ve yaşantı biçimleri ile kendini gösteren, insan ve bilinci arasındaki farklılığın eleştirel temsillerini gerçekleştiriyor.

Birey kendi ile kendisi dışında gerçekleşen gerilimde konumlanmak ihtiyacı içindedir. Günümüzde bedenin giderek nesneleştirilmesi ve ortak yaşam içindeki ‘kimlik sorunu’, ‘bireyleşme’ gibi varoluş problemleri ve sosyal ön kabuller, beden/bilinç ikiliğini ortaya koydukları gibi, sürecin doğallaşmasını da sağlarlar. Yarattığı uygarlıkla ikilem içindeki insanın ele alındığı eserlerinde, figüratif olanla doğaüstü öğeleri birleştirerek kullanır.

Birey ve eylemleri arasındaki anlamsızlığa doğru giderek açılan mesafe gri skalada ve tekinsiz mekânlarla pekişiyor. Teknik olarak hiyerarşik, tek düzlemde ve yan yana duran tüm unsurlar, yüzeyde ‘yanıltıcı’ bir derinlik etkisine katkıda bulunuyor.

Eserlerde yer alan tanıdık ve yabancı unsurlar izleyicinin hayalinde anlam bütünlükleri oluştururken, aynı zamanda şimdi-gelecek ikiliğini de vurguluyor. Siyah-beyazın bu ikiliklere yönelik ’kayıp ve yitirilen’ hissi, renkli yüzeylerde, figürün merkeze ve boyutsal olandan uzağa alındığı bir kurgu ile işleniyor.

Böylece tuvalin yüzeysel varlığı ile genel renk kullanımı arasında ustaca kurulan ilişki, tüm doğaüstü öğelerin olabilirliğini de güçlendiriyor. Tuvallerde gezegen; nesneler, insan ve evren arasındaki ilişkileri simgeliyor. Bir başka deyişle sanatçının eserlerinde insan; bu dünyada ölümlü bir bilinç olmanın ötesinde, kurulabilecek yeni yaşam biçimlerinin de önermesi gibidir.